31 Temmuz 2017 Pazartesi

Sıradan Yaşamda Gerçek Mutluluğu Bulmak Mümkün mü ?

Yazar: OSHO
Sayfa Sayısı:193
Yayınevi: Butik




Yaptığımız her eylemden biz ve egomuz sorumludur,olayların hiç bir suçu yoktur.Geçmişte yaptığımız hatalara dönüp baktığımızda şimdi ki aklım olsa yapmazdım diyoruz.İşte bu bakış açımızdan kaynaklanıyor.O an öyle düşündük ve olaya öyle baktık. Her geçen gün, yaşadığımız olaylara dair bakış açımız genişliyor.

Kitap,özellikle iç dünyamız ve varoluş kalitemiz ile ilgili konuları ele alıyor.Kişisel anlam ve amaçlarımız doğrultusundaki arayışlarımızla ilgili önemli sorulara dair güncel açıklamalar içeriyor. 
Kitap, beş ana başlıktan oluşturulmuş,yalın, anlaşılır, akıcı bir dile sahip ve bire bir çeviri yapılmış.İçerisinde konuyla bağlantılı örnek metinler bulunuyor.Bu metinlerin de  Osho'nun canlı konuşmalarından olması en çokta etkileyen kısmı oldu.En çok Ruh Arayışı başlıklı konusu beni fazla etkiledi. Metinlerde a evet öyle dediğim çok yer var.
Puan vermek gerekirse 3/5 veriyorum.Ben severek okudum tavsiyemdir.


 Eserin orijinal adı THE JOURNEY OF BEING HUMAN dır. 


Sevgiyle Kalın😊



29 Temmuz 2017 Cumartesi

Hakkımda

Aslında kendimi anlatmayı pek sevmem, bu yazıyı yazmak benim için bir hayli zor olacak.
Blogumu açalı 3 ayı geçmiş ancak ben yeni düzenlemeye başladım.
Hayatta herkes var olma amacını arıyor ve ben de onlardan biriyim.
İnsanlar, çevrelerindeki insanlara; kötülük yapmaya, nefret etmeye, kötü söz söylemeye, arkalarından iş çevirmeye bayıldıkları için vaktimi daha çok burada, sizden gelen mesajlarla ve kitaplarımla geçirmeyi seviyorum. Ruhları kirli insanlardan kaçmak için blogumu açtım... Kendimi en iyi ve rahat hissettiğim yer bu blog, sizlerle paylaşmak istediğim çok şey var..
Blogumun simgesi gibi sevgiyi, samimiyeti, doğallığı seviyorum. Sonuçta hepimiz aynı geminin yolcusuyuz bu nedenle cakas atmanın manası yok.

Okumayı gerçekten çok seviyorum. Sadece kitapları değil her şeyi okumaya gayret ediyorum. Her şeyi empati kurarak düşünmeye çalışıyorum.
İnsanlar hayalleri kadar vardır hayatta, zaten hayalleri yoksa o kişide yoktur. Yani hayatta hep mutsuz olur. Mutsuz insanlardan uzak durmaya çalışıyorum bu en iyi arkadaşım olsa bile. Çünkü mutsuzlar illaki sizi de mutsuz edebilmek için gereksiz çabaya giriyorlar.

Örneğin bir ağaç düşünün, Elma ağacı olsun. Ağacı diktiğimizden beri eğer iyi bakarsak haftalar, aylar, mevsimler, yıllar yani zaman geçtikçe her dönemde biraz daha büyüyüp, meyve veriyor. Geriye dönüp baktığımızda dönemlerini verimli geçirmiştir. İşte ben de geriye dönüp arkama baktığımda boş değil dolu görmek istiyorum. Belki de bütün çabam bunun içindir.

Hadi tanışalım, ben Rabia ama siz beni GREDİTALE olarak bilin sohbet, sevgi ve samimiyet içinde...
Son olarak en büyük hedefim hafızalarda " çok iyi bir İNSANDI " olarak kalabilmek.

Sevgiyle kalın 😊😊😊



27 Temmuz 2017 Perşembe

Kar Kokusu

Herkese Merhaba,

Bir Ahmet Ümit romanıyla yine sizlerleyim. Genel bilgileri şöyle vereyim.

                       Yazar: Ahmet Ümit
                        Yayınevi: Everest yayınları
                        Sayfa Sayısı: 288

İlk 1998'de yayımlandı Kar Kokusu.
Benim şuan elimdeki Ekim 2016 yılına ait 18.basım 
Kar kokusu Ümit'in okuduğum romanları arasından 4. sırada 5/3 puan veriyorum.

Türkiye'de 1980 darbesi sonrası Moskova'ya uluslararası bir okula eğitim için gönderilen  TKP 'li bir grup Türk öğrencileri arasında geçen olay ele alınmış.
Olay, grupta bir köstebek olduğu öğreniliyor ve ardından cinayetin işlenmesiyle başlıyor.
Olay karakterlerin tek tek KGB ajanları tarafından sorgulanıyor.Ve cinayetler gün ışığına nihayetinde çıkıyor.
Roman her ne kadar siyasi içeriği ağır olsa da, romanı okuduğunuzda polisi-gerilim türünde olduğunu anlaşılıyor.
Yarı otobiyografik bir roman olmasıyla karakterlerin iç dünyalarına misafir oluyoruz.Bu bölümler biraz sıkıyor ve merak duygusunu diğer romanlara göre uzaklaştırıyor.
Asla zaman kaybı değil,okumanızı tavsiye ediyorum.


Okuduğunuz Ahmet Ümit romanlarını,yorumlarınızı.fikirlerinizi bekliyorum.
Sevgiler 😊




24 Temmuz 2017 Pazartesi

Örneklerle Kolay Ekonomi

                                       Herkese merhaba,
ekonomi

Bu gün sizlere Türk Edebiyatı değilde farklı bir dalda ki İş Dünyasına ait olan bir kitaptan bahsedeceğim. DR. Mahfi Eğilmez hocamızın kaleme aldığı Örneklerle Kolay Ekonomi tanıtım bülteninden biraz bahsedeyim;
'' Kitabın amacı, ekonomiyi en basit haliyle ve okuyan herkesin anlayabileceği,yazılanları ve tartışılanları rahatça izleyebilmesini sağlamakla sınırlıdır. ''
Hayatımızın her anında ekonomi var bu herkes için geçerlidir.
Ekonomi; Arapça karşılığıyla İktisat, özünde Tasarruf anlamına gelir.
İİBF bölümlerinde okuyan herkesin bu kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum.Çünkü bende İİBF Ekonometri bölümü öğrencisi olarak okuduğumuzun bölümlerin ne olduğunu kavrayamadan mezun olabiliyoruz. Çok insan tanıdım ve ders aldım böyle olmayacağım diye.
Kitap yalın bir dille yazılmış,sade bir anlatıma sahip ve hiçte sıkıcı değil. Hani İş dünyası türü sıkıcı denir ama tam dersi renkli, sade tasarımıyla sıkılmadan akıcı bir şekilde öğretici anlatımıyla konuya hakim olabilirsiniz.
Sözün kısası,ekonomiyi öğrenmek isteyen, TV programlarında konuşulanları anlamak isteyen,arkadaşlarınızla sohbet ederken konuya uzak olmamak isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edeceğim bir kitaptır.

21 Temmuz 2017 Cuma

İstanbul Hatırası

kapak resmi



Bugün Byzantion'dan İstanbul'a uzanan,heyecan yüklü beni kendine hayran bırakan, tarihi yolculuk yaptıran aynı zamanda polisiye içerikli romandan bahsetmek istiyorum.
Ahmet Ümit ile ilk İstanbul Hatırası romanıyla tanıştım. Ne kadar övgü dolu söz varsa hak ediyor doğrusu.
Roman,İstanbul'un tarihi ile ilgili pek çok bilgi içeriyor ve Ümit'in diğer romanlarındaki baş kahramanı Başkomiser Nevzat, bu romanda da eşlik ediyor.
Konusu olarak, Peş peşe işlenen cinayetler Başkomiser Nevzat ve yardımcılarıyla İstanbul tarihi hakkında bilgi edinmeleri sağlayacak.Olaylar çözüme ulaşmaya başlarken ana karakter iç dünyasında hayatını,anılarını, pişmanlıklarını,arkadaşlıklarını sorgulamaya başlıyor...
...

sevgiler...🙂





18 Temmuz 2017 Salı

Değirmen


Merhaba, bir haftayı daha geride bırakırken bende bir kitabının sonuna geldim.Bir Sabahattin Ali hayranı olarak bu hafta ki blog misafirim Değirmen öyküsü olsun dedim.



Yazar: Sabahattin Ali
Eser :  Değirmen
Sayfa:137
Yayın evi :YKY

Ali'nin daha önce bütün romanlarını okuduktan sonra bu öykü kitabı açıkçası pekte beklediğim gibi değilde, Dil bakımından değil içerik anlamında beni tatmin etmedi.Kitabın içerisinde 16 tane kısa hikayeler var ve beni en etkileyen ilk hikayesi, kitabında adını taşıyan değirmen hikayesi oldu.Her bir öykü sizi konunun içine davet ediyor ve sizde seve seve konuk oluyorsunuz. Öyküler bambaşka yerlere götürüyor, merak duygusu uyandırmıyor değil. Diğer hikayeleri de güzel kötü değil ama sanki hikayenin sonu hava da kalıyor gibi geldi.
Haftaya görüşmek üzere Sevgiler...



9 Temmuz 2017 Pazar

Her Şey Seninle Başlar






Yazar:            Mümin SEKMAN
Sayfa Sayısı : 239
Baskı Yılı :    1. basım Kasım 2005
                      18. basım Mayıs 2017




İçimizdeki enerji ile yaşadığımız hayatlar birbirleriyle uyumlu olmayabiliyor değil mi ? Evet çünkü benimde öyle ,korkacak ve endişe edilecek bir durum değil işte size bir kılavuzdan bahsedeceğim.

 Doğru okudunuz bu konuda yazarımız da zaten kitabı için kılavuz kelimesini kullanıyor. 

Başarı; herkesin istediği ama ona erişmek için çabalamayan bizler nasıl başarılı olabiliriz.Başarıyla birlikte aklımızdaki her şey peşinden gelir; hayalini kurduğumuz hayat,para,aşk,mutluluk ve huzur...

Ne yaparsam yapayım başarılı olamıyorum diyenlerden misiniz?  Benim gibi hayattaki yolunuzu mu arıyorsunuz? İçinizdeki enerji ile yaptıklarınız uyuşmuyor mu? 

Ben bu kitapla umutlarımın sona bulduğu zamanla tanıştım tesadüfi değil bilerek isteyerek aldığım,severek okuduğum, verdiği örneklerle ağzım açık ' hadi canım !' diyerek tepki verdiğim baş ucu kitaplarımdan biri oldu.
Eğer gerçekten hayatınızda başarılı bir birey olmak istiyorsanız okumalısınız. 

HAYATTA YA TOZU DUMANI KATARSIN,YA DA TOZU DUMANI YUTARSIN.
SEÇİM SENİN!

12 Haziran 2017 Pazartesi

...Ve Mucizeydi Yaşamak


Yazar: Nur Meriç

Sayfa Sayısı: 344

Baskı Yılı: 2016



Bazen kendimizi içinden çıkamayacağımız derin bir kuyunun içinde hissederiz.Her ne kadar sesimizi duyurmak için bağırsakta yinede sesimizi duyan olmaz.İşte bu durumda hayatımıza derinden etkileyen,içimizdeki sesin çok daha güçlü olduğunu hatırlatan,kendimizi yeniden bulmamızı sağlayan kurtarıcı bir melek diyebilirim bu güzel kitap için.
Hepimiz dünyaya geliş amacımızı merak ederiz,ben bütün hücrelerimle merak ediyorum.
Tesadüf eseri kitap evinde dolaşırken karşıma çıkıverdi.Sanki beni çağırmış gibi kendimi bir anda kişisel gelişim kitaplarının yanında buldum. Normalde Türk Edebiyatı okuduğum için hiç ilgimi çekmez kişisel gelişim kitapları.
Kitabın dili yalın ve sohbet havasında olduğu için sanki karşımdaymış gibi hissederek okudum.Yazarımız iyi ki bu kitabı yazmış benim gibi ne hayal kursa yıkılan biri için yeni beklentileri yeni hayaller,umutları yeniden içimde yeşertti.Kendisi okuduğum en güzel kişisel gelişim kitabıdır.
Okumanızda kesinlikle fayda var. 

Eğer sizi de derinden etkileyen bu tarz kitaplar varsa benimle paylaşırsanız sevinirim.😊

7 Haziran 2017 Çarşamba

İNSAN TABİATI



 İnsan tabiatının öngörüsüzlüğü yüzünden dokunduğumuz her varlığı,nesnelere zarar veriyoruz.Kullandığımız her şeyin özünü bozuyoruz.
Tatlı ile acı arasındaki bağa örnek olarak;zevkine vardığımız şeylerin en son dereceye geldiğinde onu acı kelimelerle anlatırız:Bitmek,yanmak,ölmek gibi.
Keder-Sevinç birbirinden farklı şeyler.Bu duyguların dışavurumu,gözyaşları aynıdır.Yüzümüze her iki duygunun yansıması bile aynıdır.

Ağlamakta bir zevktir. 
(Ovidius)
Doğadan örnekle verebiliriz.
Ressamların söylediğine göre ağlarken ve gülerken yüzümüzde beliren çizgiler ve hareketler aynıymış.Aslında yapılan resme bakıldığında ağlıyor mu, gülüyor mu ?bilemeyiz.Hatta gülmeni dozu kaçtığında bile gözümüzden yaşlar gelmeye başlar.
İnsanın tabiatında bunlar hep olağan şeylerdir.



5 Haziran 2017 Pazartesi

Günün Kırıntısı

Bugün o kadar mutluyum ki, kelimelerle anlatamıyorum,o kadar zor tuttum ki kendimi yoldaki insanlara sarılmamak için...
Hepimizin hayalleri ve hayalleriyle süslenmiş hedefleri var. Elbette benimkiler baya ütopik yalnız :)
Gün içerisinde moralim çok bozuktu.Şimdi ben ne yapacam diye kara kara düşünüyordüm ki o güzel haber bir mesajla geldi.Beni o umutsuzluk çizgisinde çıkardı. Tekrar hedeflerimin ne olduğunu hatırlattı ve ne olursa olsun ucunda ölüm yok her şeyin bir çözümü varı yeniden anımsattı.
Geçmişte hayal kırıklığından yeniden ayağa kalkan biri bu satırları yazıyor.Düşmanımın başına dahi gelmesin.
Bugünden ertesi yok hedeflerimi daha sahip çıkacağım çünkü bu dönemde başı boş bırakınca bir adım bile ilerleyemiyormuşum.
Siz benim yaptığım gibi umutsuzluğa kapılmayın ben her seferinde böyle yaparak kendimi üzüyorum her şeyin çözümü olduğunu unutup ; şimdi bittim !! niye yakınmaya, şikayet etmeye başlıyorum.
Ki ben geçmişten sonra hep pozitif düşünceye sahip,sürekli gülümseyen biri oldum. Hala dersimi alamamışım. Korkularımı yendiğimi zannedip yenememişim.


4 Haziran 2017 Pazar

Aslında Tanımıyoruz



Birini tanımak için ne yapmalıyız ? Peki şuan yanımızdaki insanlar bizi yeteri kadar tanıyor mu ? Ya da biz onları tanıyor muyuz ?
Birini tanımak için sadece ismini bilmek yetmez, onun içini görmek gerekir yani,en çok sevdiği,hoşlandığı ve sevmediği şeyleri bilmek,nerede ne konuşacağını bilmek, ne hareket yapacağını bilmek gerekir ki aynı zamanda o kişiyle yolculuk yaptın mı ? Ticaret gibi alışverişte bulundun mu ? asıl en önemli sorular bunlar. Ve ben bunlara Hayır cevabını verebiliyorum.Evet cevabı verebilsem
"seni tanıyorum "cümlesini kurabilirdim.Gönül rahatlığıyla.

Hepimizin hayatında yıllarca tanıdığımızı zannettiğimiz arkadaşlarımız olmuştur. Ve şuan küsüz, konuşmuyoruzdur. İstisnasız herkesin hayatın vardır. Bence bizi tanıyan insanlar gitmez.Gitmek istiyorsa da bırakın gitsin kaybeden biz olmuyoruz aksine bir huzur bir rahatlama fazlalığı göndermişiz hayatımızdan rahatlığı geliyor.
O yüzden biz üzüleceğimize bırakalım da karşı taraf üzülsün biz doğru olmaktan şaşmayalım.




31 Mayıs 2017 Çarşamba

Herkesin Bir Yıldızı Olmalı

          yıldızı ile ilgili görsel sonucu
         Kendimi bildim bileli yıldızlara aşığım,ne zaman kendimi mutsuz,umutsuz,amaçsız,üzgün,kırgın,güçsüz hissetsem gökyüzü bana yeniden başlamam için göz kırpıyor.Hadi daha hiçbir şey bitmedi tekrar dene diyor.


Kendimizi kötü hissettiğimizde çevremizden uzaklaşır ya da kendimizi o ortamdan soyutlarız, kendimizi dinlemeye başlarız yeniden umudu bulabilmek için ki bulamayız. insan iç sesiyle baş başa kaldı mı içinde bulunduğu durumdan sıyrılmak daha da zorlaşıyor.
Gökyüzü...
Beni en çok sonsuz olması,gizemlerle dolu olması etkilemiştir.Hem korkutucu,hem de büyüleyicidir.
Ne derdin tasan varsa alır sonsuzluğa bırakır onu, seni bir daha bulmasına izin vermez.

Gizemlerle dolu gökyüzünde benim de yıldızım var. Her akşam ona bir şeyler anlatırım. Bazen o kadar parlak ve göz alıcı oluyor ki benim yıldızım bu mu? diye şaşırıp kalıyorum.Bazen de nerede niye arayıp dururum gökyüzünde o kadar sönük oluyor. Tıpkı insanlar gibi...
Hiç gökyüzüne bakıp hayal kurdunuz mu ?
Benim odamın tavanı yıldızlar kaplı olduğundan ben her gece yıldızlara bakarak hayalimi kurar öyle uykuya dalarım.
Hayali olmayan insanları çöpsüz üzüm gibi görüyorum.

Hayalleri olmalı insanın her nerede olursa olsun.


Hayallerinizle Kalın...

Bir Gülümsemedir Mutluluk

Asla yaptığımız iyiliklerin karşılığını beklemeyelim ,ben iyilik yapıp karışılığını beklemeliyiz onu anlatmak istemiyorum.Asıl amacım yaptığımız her ufak iyilik bizi buluyor emin olun.Bu bir gülümseme bile olur.
Günümüzde insanlar o kadar asık suratlılar ki bir gülümsesek bile sanki canını istemişiz gibi muamele yapıyorlar.İşte o insanlar hayatta başarılı olamazlar.Çünkü girdikleri ortamdan hep dışlanırlar.
İyiliğin büyüğü küçüğü olmaz gerçi dedim ya gülümsemeyen insanlar var hayatta işte bu durum bizim hoşumuza gitmiyor değil mi ?
Suratsız insanları sevmeyiz. O yüzden bir gülümseme alanı sevindirir vereni yüceltir annem hep böyle der.Düşününce ne kadar doğru değil mi? Hem gülümsemek bir nevi sadakadır. Yüzümüzden gülümsemeyi n'olur eksik etmeyelim.😊😊😊