22 Ocak 2018 Pazartesi

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu/Der Brief einer unbekannten Frau-STEFAN ZWEİG

Yazar: STEFAN ZWEİG
SAYFA SAYISI: 80
YAYIN EVİ: TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
ANA KAHRAMANLAR: Yazar R. ve Kadın


KİTAP YORUMU:
On üç yaşlarında bir kız çocuğu, kapı komşusu olan genç yazara duyduğu tek yanlı aşkta sürüklenirken genç bir kadın karşımıza çıkıyor.
On üç yaşında başlayan bu serüven kadının ölümüne kadar devam ediyor. Bu aşkın karşılıksız olduğunu bildiği halde aşık olduğu adama hiçbir suçlama da  bulunmuyor.
Aşkın ve sadakatin önemini kaybettiği günümüzün aksine hala tek yanlı sevgiyi bu kitapta görüyoruz. Aslında bakılırsa burada, saf ve temiz duygular besleyen kadın, adam ise her limanda bir sevgili bırakan kaptan görevinde. O limanlardan biriside bu kadın oluyor. Hem de bir kere değil iki kere, buna rağmen yazar R.'nın bu kadını hiç tanımaması...
Ben kitabı okurken çok kızdım yazar R. ye, çünkü bir insan bu kadar kör ve duyarsız olmamalı.

Tavsiyemdir.😊😊😊



18 Ocak 2018 Perşembe

Satranç-STEFAN ZWEİG/ Schach-STEFAN ZWEİG

 
Yazar:STEFAN ZWEİG
SAYFA SAYISI: 78
YAYIN EVİ: TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Özgün Adı : SCHACHNOVELLE
ARKA KAPAK:

Stefan Zweig,çok geniş bir psikoloji birikimini eserlerinde bütünüyle kullanmış ender yazarlardandır. Onun dünya edebiyatında bir biyografi yazarı olarak kazandığı haklı ünün temelinde de bu özelliği,yani yazarlığının yanı sıra çok usta bir psikolog olması yatar.
Satranç,Zweig'ın psikolojik birikimini bütünüyle devreye soktuğu bir öyküdür ve bu öykünün baş kişileri,tamamen yazarın biyografilerinde ele aldığı kişileri işleyiş biçimiyle sergilemiştir.

Zweig ölümünden hemen önce tamamladığı birkaç düzyazı metinden biri olan satranç'ı kaleme aldığı sırada,karısı Lotte Zweig ile birlikte göç ettiği Brezilya'da yaşamaktaydı.
Satranç'ta da ,olay yeri olarak New York'tan Buenos Aires'e gitmekte olan bir yolcu gemisini seçmiştir. Bu gemide tamemen rastlantı sonucu karşılaşan üç kişi;yeni dünya şampiyonu Mirko Czentovic,sıradan bir satranç oyuncusu olan anlatıcı ve bir zamanlar çok usta bir satranç oyuncusu olan,ama hayli zamandır satrançtan uzak kamış bulunan Dr.B.,öykünün aktörleridir.

15 Ocak 2018 Pazartesi

Denemelerim 2 / Trials 2

Merhaba sevgili okur,

Zamanında çok sevdiğim birisi bana böyle söylemişti;

"İnsanlar içinde en sessiz sen olmalısın. Ol ki varlığın anlaşılmasın.Ol ki hayat sana oyunlar oynamasın. Ve ol ki aşık olduğunda susabilir,sessiz kalabilirsin. Çünkü sen susmaya ve sessiz kalmaya çoktan alışmışsın."


Ama gözden kaçırdığı bir şey var. İnsanlar susmayı alışkanlık edinmez, tercih eder. Çünkü, karşı tarafın duymak istediğini değil de içinden geleni dile getirdiği için bu nedenle karşıdaki duymak istediğini duyamayınca çılgına döner ve o susmaya alışmışsın dedikleri kişi yaşamdan dışlanır.

Ya da bazı insanlar gözleriyle konuşur tıpkı benim gibi, hayat bizim gibiler için bir hayli zor.

Aslında her şey dinleyip, anlamaktan geçiyor.
Günümüz insanı karşısındaki kişiyi dinlemeye bile tahammülü yok iken nasıl anlaşılmayı düşüyor bunu henüz ben çözemedim.
Önce karşımızdakine saygı gösterip dinlemeliyiz, ne hissettiğini ve ne anlatmaya çalıştığını, sonra yapmacık olmamalı insan doğal, içten ve samimi...

😊
İnstagram: @greditale takip edebilirsiniz.
Sevgilerimle...

11 Ocak 2018 Perşembe

Fyodor Dostoyevski-Yeraltından Notlar/ Записки из подполья


Yazar:Fyodor Dostoyevski
Sayfa sayısı:120



Günün birinde tüm isteklerimizin ve kaprislerimizin de formülü bulunursa? Daha doğrusu, bunların temellerine,hangi yasalarla oluşup geliştiklerine,çeşitli durumlarda hangi yolları izlediklerine ilişkin kesin bir matematiksel formül ortaya çıksa...İşte o zaman,büyük bir olasılıkla,insan belki de hiçbir şey istememeye başlar;Çünkü formüle bakarak istemenin ne tadı olabilir ki?

İnsanlar,hayatlarında bir amaca tutunarak yaşar ve o amaca ulaşmak için çalışmayı severler lakin ulaşmayı istemezler.Komik değil mi?...

Dostoyevski bu eserde, insanın aslında hayatında ne istediğini bilmeden sürdürdüğünü vurguluyor.Hepimizin yaşadığı çocukluk ya da ergenlik dönemlerinde o itilmişlik ve değer görmemişlik kişinin iç dünyasını nasıl etkilediğini,bununla birlikte doğan yalnızlık hissi,sevilmeme,hor görülme,yok sayılma gibi duyguların öfke ve nefrete dönüşerek intikam alma isteğini ortaya çıkarmakta.
Bu dönemi öyle ya da böyle atlattıktan sonra bunları hiçbirini hatırlamıyor insanoğlu...

İki bölümden oluşan bu kitap;ilk bölümde, insan ele alınmış. İkinci bölümde ise yazarın geçmişten gelen öfkesini anlatıyor.Yani kendi hikayesini ele almış.


Okumaya değer,benim tavsiyemdir.
İyi Okumalar 😊





5 Ocak 2018 Cuma

Hayal Et/ İmagine

💭

Merhaba sevgili okur,
Bugün biraz üzgünüm,kalbim kırık,yorgunum...
Aslında bakarsan dünyanın en şanssız insanı olabilirim.Neye elimi atsam istisnasız elimde kalıyor,tescille arkadaşlarım tarafından onaylandı.

Seninde mutlaka hayallerin vardır.Ve her yeni güne başlarken içinde bir umutla başlarsın,gün sonunda hayallerine bir adım daha yaklaşmanın mutluluğuyla ertesi güne hazırlanırsın.
Bu benim için tam tersi, ben elimden gelen her şeyi yaparken sanki hayallerim benden uzaklaşıyor, her gün bir hayalimden vazgeçiyorum.
Çok garip içim de hala bir umut var. Evet, hayat belki şuan istediğim gibi gitmeyebilir ama bu mücadelede ben galip geleceğime inanıyorum.
"İnanmak,başarmanın yarısıdır." derler ya
göreceğiz. :)
Aşırı hayalperest biri olduğum için vazgeçmek bana yakışmaz.

Saat 23.58 bu günlük bu kadar yeter başını fazla şişirdim zaten,şunu söylemeliyim yazmak iyi geldi.
Kimsenin seni üzmesine izin verme,çünkü sen en değerli varlıksın.

Hoşçakal :))


28 Aralık 2017 Perşembe

Mutlu Yıllar ! / Happy Years !

Yepyeni bir yıl...
   


Yeni yıl herkes için yeni hayaller,yeni umutlar,yeni kararlar,yeni bir ben anlamı mutlaka taşıyordur.

Ben son 2 yıldır 'yeni yıl hedeflerim' listesi hazırlıyorum. Bu yıl,bu etkinliği sizlerle yapmayı düşündüm.
Sizden yapmanızı istediğim şey ;ulaşmak istediğiniz hedeflerinizi bir kağıda dökmeniz.Böylece düşünceleriniz berraklaşır,ulaşmak istediğiniz hedefle ilgili net bir resim canlanacaktır. Dilerseniz önce ben başlayayım.

Yeni Yıl Hedeflerim
  • AutoCad kursuna gideceğim 
  •  50 kitap okuyacağım  
  • En iyi yerde staj yapacağım
  • İngilizcemi (A2) bir üst seviyeye taşıyacağım (B1) 
  • Karadeniz tatili yapacağım. 

Buna benzer hedeflerinizi yazmanızı yorum olarak bana ya da blogunda ve her gün görebileceğiniz yere yapıştırmanızı istiyorum. Bakalım kaç tanesini gerçekleştirebileceğiz.




Acısıyla,tatlısıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz.Belki hayal kırıklıkları yaşadın,belki planların istediğin gibi gitmedi ama unutma nefes aldığın sürece hala bir şansın daha var. :)


 getirmesi dileğiyle..
Mutlu Yıllar...😇😊


16 Aralık 2017 Cumartesi

Oyun Bozan/ Spoilsport


Yazar: Harlan Coben Sayfa Sayısı: 427Yayın Evi: Martı Yayınları



Spor menajeri Myron Bolitar kariyerini zirvesindeydi. Acemi oyun kurucu ve Myron’ın değerli müvekkili Christian Steele de öyle. Ama Christian, polis de dâhil olmak üzere herkesin öldüğünü sandığı eski kız arkadaşından bir telefon alınca işler çığırından çıktı. Bir ailenin dramını, bir kadının sırlarını ve bir adamın yalanlarını ortaya çıkarmak üzere kolları sıvayan Myron, imaj ve yeteneğin insanı zengin ettiği ama gerçeğin insanları ölüme bile götürebildiği, bu sektörün karanlık tarafında buluvermişti kendini. 

Zeka ve gizemin kol kola girdiği bu romanlarıyla Edgar Ödülü’ne layık görülen Harlan Coben kalemiyle, gerilim romanlarının en şaşırtıcı ve en karmaşık karakterine, Myron Bolitar’e can vermiş. Bu kitabı okurken çabuk öfkelenen ama özünde yufka yürekli bir spor menajerinin her sayfada sizi içine çeken ve ön görülmesi imkânsız sahne şovuna tanık olacaksınız. 
“Coben hedefi on ikiden vuruyor! Ustaca örülmüş karakterle ve büyük bir gözlem gücünün eseri olan ayrıntılar.”  




Sürükleyici,akıcı bir dille yazılmış güzel bir kitap. Kitabı okurken heyecanlandım,merak ettim,güldüm,endişelendim.Elimden düşüremedim.
Kitabın sonu ilginç bir sürpriz ile bitiyor; ama yine de benim beklentimin biraz altında kaldı diyebilirim.bunun dışında güzel,okunmaya değer.
O zaman serinin ilk kitabı olan oyun bozan'ı okumanızı tavsiye ediyorum. İyi okumalar.😊😊



12 Aralık 2017 Salı

Adı:Aylin





Yazar: Ayşe Kulin
Eser Adı Aylin
Sayfa: 398
Yayın evi: Everest


Arka Kapak

Aylin Radomisli Cates,19 Ocak 1995 Perşembe günü, evinin bahçesinde, o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından, kendi arabasının altında ölü bulundu. Üstünde ve etrafta nasıl öldüğüne dair hiçbir iz yoktu. Bir hırsızın saldırısına uğramış değildi. Bir katille boğuşmamıştı. Elbisesi yırtılmamış, tırnakları kırılmamıştı. Çorapları bile kaçmamıştı. Kaptıkaçtı tipi arabası,  parke taşı döşeli dümdüz avluda aklın alamayacağı bir nedenle kayarak, dört parmak yüksekliğindeki seti atlamış, meyil aşağı inmiş, ön tekerlekleri yolda, arka tekerlekleri duvara takılı durmuştu. Aylin, arabanın altında çaprazlamasına girmiş, sırtüstü yatıyordu. Üstünde abiye bir gri döpiyes, yakasında yarım ay biçiminde bir elmas broş, parmağında tek taş yüzük vardı. Otopsi raporuna göre, iki gün önce, salı gecesi öldürülmüştü. 



Ana Fikri

Hayatı an be an yaşamalı,erteleyerek değil aksi takdirdir çok geç olmuş olabilir.Aynı zamanda tedbiride elden bırakmamalı.


Gerçek bir yaşam öyküsü, romanın etkileyici ve sürükleyici bir özelliği var.
Aylin, inatçılığıyla birlikte,düşünmeden hareket etmesi zaman zaman başına belalar açar ve bedelini ödemek zorunda kalır.Aylin'in başarılarla dolu hayatı olması yine de mükemmel bir insan olmuş değil o da herkes gibi hata yapıyor.
Kitabın dili sade,anlaşılır ve akıcı olması hemen okunan kitaplar arasında yerini aldı.
Şuna dikkat etmekte fayda var genelde hep Aylin'in tarafından olaylara bakılıyor ve hep Aylin haklı gibi gösteriliyor.Bu yanlış empati yaparak karşı tarafı da düşünmek gerekir. 
Okunması gerekenler listesine mutlaka alın.
😊


18 Kasım 2017 Cumartesi

Hayallerimiz Olduğu Kadar Varız Bu Dünyada

Merhaba...


Hayallere çok önem veririm ve kendi hayallerimi kolay kolay kimseyle paylaşmam,çünkü hayallerim konusunda eleştirilere tahammülüm yok gerçekleşsin ya da gerçekleşmesin,ulaşması zor olsun ya da olmasın, ona göre saçma gelebilir ama benim için dokunmazlar.
Ben yaşam enerjimi hayallerimden alıyorum belki o yüzden bu kadar katı bakıyorumdur.Hayalleri olmayan biri kurumuş ağaç misalidir.

İnsan dünyada, hayal ettiği müddetçe yaşar. 
                                                Yahya Kemal Beyatlı 

Tam benim için söylenmiş. :)

Aslında İdealim dediğimiz şeylerde hayallerimizden doğmuyor mu ? İdeallerimizi gerçekleştirdiğimiz zamanda mutlu oluyoruz,hayallerimizi gerçekleştirdiğimizde de mutlu oluyoruz değil mi ?

İnsanoğlunun yapacakları hayal ettikleri ile sınırlıdır. 
                                                 Arthur C. Clarke

Dünyanın gördüğü her büyük başarı, önce bir hayaldi, en büyük çınar bir tohumda, en büyük kuş bir yumurtada gizliydi. 
                                                 James Ailen

Hayal gücü, henüz var olmayan şeyleri görme yeteneğidir, yapıcı, olumlu bir hayal gücüne sahip olan biri, her şeyi olmasını istediği gibi görür. Olumsuz hayal gücüne sahip biri ise şeyleri olmasından korktuğu gibi görür. 
                                                  Ben Sweetland


Hayallerin büyüğü, küçüğü yoktur. Bu hayat sadece bizim ve hayallerimizin peşinden koşmalıyız.



24 Kasım'da Antalya Konyaltı Kitap fuarı açılıyor haftaya orada olacağım İnstagram'da canlı yayın yapacağım ilgilenenler blogun sağ üst kısmından bana ulaşabilir.


24 Ekim 2017 Salı

Ağlamak Ve Gülmek Kardeşmiş

İnsan neden ağlar?
Hiç birisinin sizin yüzünüzden bilerek,isteyerek ağlamasına sebep oldunuz mu?

İnsan neden ağlar ? Sorusuna çoğu kişi mutsuzken ağlanır... niye cevap verir. Mutsuzken sadece somurturuz ağlamayız.
Bence insan,verdiği değeri bir hiç uğrana heba ettiğinden doğan kalp kırıklığı için ağlar,çünkü ağlamamızın sebebi karşımızdaki insanla bağlantılıdır.
İkinci soruya gelirsek ben kendimi ağlatmış olabilirim,yaşadığım dönüm noktaları sancılı olunca yaptığım eylemlerin sonucu bana ağır geldiyse demek kendi kendimi üzdüm. O zamanlar kendime fazla değer veriyordum.Bu gün yaşadığım olayı anlatayım size;

Bugün kendimi biraz yalnız hissettim halbuki yalnızlığa alışkın olmama rağmen bu his beni rahatsız etti.
Ağlamak konusunaysa okuldan dönerken yanımda oturan genç bayanı görünce içimden yazmak geldi.Benim yaşlarımda güzel bir genç kız içini çeke çeke ağlaması ve benim telefonuma gelen mesajların beni gülümsetmesi şöyleee bir düşündürdü.Ve onun için tek yapacağı şey yüzünde ufak bir tebessümün olmasını sağlamaktı ve de başardım ona oneo diyerek oneonun sakızını ikram ettim. Hayatımda hiç yapmayacağım şeyi onun ağlamasından cesaret alarak yaptım. Asıl amacımı anladığı için de biz başladık gülmeye 😄 
Hayata sadece bir kere geliyoruz ve onunda kıymetini bilmiyoruz.
Bu dünya da yaşadığımız her şeyin bir çaresi var, önemli olan onu bulabilmek.





19 Ekim 2017 Perşembe

Aşkın Yaşının Olmadığı Gibi Öğrenmenin de Yaşı yoktur

Merhaba Sevgili Okur🙋,

Evet öğrenmenin de yaşı yoktur.
İtiraf etmeliyim ki emekli olan kişilerin hep evde oturup,gezmelerinden,eğlence amaçlı ahşap boyama kurslarına gitmeleri ve spor yapmaları gibi kalıplaşmış bir düşüncem vardı. Çünkü çalıştıkları zamanlarda şikayet ediyorlardı. " Kendime zaman ayıramıyorum, akşam eve geliyorum yorulmuşum koltuğa devrilip kalıyorum" diye. Ee bende doğal olarak emeklisin artık gez,dolaş kanısına varmıştım ki çok yanlış düşündüğümü fark ettim.

Haftanın ilk günü bilgisayar işletmenliği kursum başladı ve sınıfa girdiğimde benim yaşıtım bir kişi vardı.Diğerleri +50 yaş üstü teyzelerim ve dedelerimdi. Hepsi bilgisayar öğrenmeye gelmiş.Ben bu duruma biraz şaşırdım ve açıkçası biraz utandım.
Hocamız geldi. Tanışma faslında teker teker kendimizi tanıttığımızda hepsi kararlılıkla;' ben bu bilgisayarı öğrenmek istiyorum' dediler.

O an gözlerindeki azmi görünce hayran kaldım.O azim şimdiki gençlerde yok.
Ülkemizdeki gençler bende dahil olmak üzere eksik yanlarımızı bilmiyoruz ya da bildiğimiz halde üstüne gitmeyip savsaklıyoruz.Başka amaçlar peşinde koşup aslında yaşamayı unutuyoruz.
Bana soracaksınız sen niye bilgisayar kursuna gidiyorsun zaten üniversitede dersini almadın mı ? diye.Evet aldım,ama Kpss atamalarında nitelik olarak  meb onaylı bilgisayar işletmenliği sertifikası isteniyor.Belge için gitmem gerekli.








18 Ekim 2017 Çarşamba

Mini Mini Bir Çekiliş

Merhaba herkese,
Umarım iyisinizdir ve hep iyi olun. :)
Ben çok heyecanlıyım çünkü tanımadığım birine kitap hediye edeceğim.Doğal olarak sizde tanımadığınız birinden kitap almış olacaksınız.Farklı bir gönül bağı kurulmuş olacak niye umuyorum, lafı çok uzatmayayım gelelim çekilişe, en sevdiğim yazar Sabahattin Ali'nin eserlerinden Değirmen ve Yeni Dünya öykülerinden birini hediye etmek istiyorum. (Çekiliş bugün 18.10.17  ile başlayıp 02.11.17 tarihinde son bulacaktır.)

Çekilişim İnstagram sayfamda,

  1. İlk şart olarak sayfamı takip etmeniz gerekiyor.
  2. Çekiliş postunu beğenmeniz ve yorum kısmına iki arkadaşınızı aynı yorumda paylaşmanız gerek.
  3. İstagram  adresi @greditale  blog sayfamın sağ üst köşesinden de kolayca ulaşabilirsiniz.
Blogger'dan gelenler kendilerini yıldız emojisi ile belli ederse,buradan biri kazanırsa iki kitabıda hediye edebilir.
Şansınız bol olsun😊


NOT: İnstagram kullanmayanlar yorum yaparak katılım sağlayabilir :)

Sevgiler 😇


16 Ekim 2017 Pazartesi

Yetişkinlerde Temel Yaşam Desteği

  • Kendinizin ve olay yerinin güvenliğini sağlayınız.
  • Kendinizi olayın güvenliğini sağlamadan hasta/ yaralıya hiçbir zaman müdahale etmeyiniz
  • Hasta veya yaralının yanına diz çökünüz.
  • Hasta/ yaralıya yakın mesafede çalışmaya dikkat ediniz 
  • Bilinç kontrolü yapınız 
  • Hasta/ yaralıya pozisyon biriniz ( hasta veya yaralıyız sert zemin üzerine sırtüstü yatırınız.)
  •  Hasta yaralının kıyafetlerini gevşetiniz.
  • Hasta/yaralının sadece boyun kısmındaki kıyafetleri gevşetiniz.
  • Ağız içi kontrolü yapınız. Ağız içinde sadece görünen cismi alınız.
  • Baş çene pozisyonu veya çene itme pozisyonu veriniz.
  • Solunumu bak-dinle-hisset yöntemi ile kontrol ediniz
  • Solunum yoksa dolaşım değerlendirilmesine geçiniz.
  • Dolaşım değerlendirmesini en fazla 10 sn. içinde tamamlayınız
  • Nabız yoksa dış kalp masajı uygulamasına geçiniz.
  • Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğinin alt ve üst ucunu tespit ederek alt yarısına bir elin topuğu yerleştiriniz.
  • Elinizin sadece topuk kısmını sternuma temas etmesine dikkat ediniz.
  • Diğer eli bu bu elin üzerine yerleştiriniz.
  • Diğer eli yerleştirirken alttaki elin yer değiştirmemesine dikkat ediniz.
  • Her iki elin parmaklarını birbirine geçiriniz.
  • Üstteki el,alttaki eli yukarıya doğru çekerken elin ayası ve parmakların hasta/yaralıya temas etmesini önleyiniz.
  • Dirseklerinizi bükmeden kollarınızı hasta/yaralının üzerinde dik olacak şekilde tutunuz.
  • Sternum üzerine 5 cm kadar bası uygulayınız.
  • Omuz ve bel kaslarından kuvvet alınız.
  • Ellerinizi sabit tutunuz,zıplatmayınız.
  • Basıyı sternum üzerine uygulayınız.
  • 30 dış kalp masajı uygulayıp suni solunuma geçiniz.
  • Kendinizi enfeksiyondan korumak için hasta/yaralının ağzına mutlaka koruyucu bir bez yerleştiriniz.
  • Normal bir nefes alınız. Baş çene pozisyonunu koruyunuz.
  • Hasta/yaralının burnunu kapatınız.
  • Ağzınızı,hasta/yaralının ağzını içine alacak şekilde kapatınız.
  • Hasta/yaralıya nefes veriniz.Verdiğiniz nefesin akciğerlere gittiğinden emin olunuz.
  • Hasta yaralının burnunu açınız.
  • Nefesin geri çıkıp çıkmadığını kontrol ediniz.Göğüs kafesinin inişini gözlemleyiniz.
  • Ardından ikinci nefesi veriniz.